29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

                                                                                           


Cumhuriyetimizin 85’nci yıl dönümünü; coşkuyla hüznü, gururla endişeyi bir arada yaşadığımız karmaşık bir ortamda kutluyoruz.

Devletimizi ayakta ve milletimizi bir arada tutan geleneksel ve köklü değerlerin yıpratıldığı; kardeş kavgalarının körüklendiği; teslimiyetçi zihniyetin zirve yaptığı bir süreç içerisinde bulunmaktayız.

Milli menfaatlerimiz doğrultusunda geliştirilmesi gereken milli siyaset anlayışı; karanlık odakların güdümünde, yerini adeta işgal yıllarındaki “Mandacı” zihniyete terk etmiş ve ülke bütünlüğü büyük bir tehditle karşı karşıya bırakılmıştır.

Terörist faaliyetler; devlet otoritesini zafiyete uğratan yanlış uygulamalarla, maalesef, “İsyan provalarıyla” desteklenir hale getirilmiştir.

Alçakça ve sinsice sürdürülen psikolojik faaliyetler sonucu; asil Türk gençliğinin; “Düşünemez, üretemez, gelecekten kaygılı ve olanlara kayıtsız” bir konumda olması hedeflenmiştir.

Cumhuriyetimizin 85’nci yıl dönümünü, ne hazindir ki, böylesine kaoslu bir ortamda kutluyoruz.

Dünya genelinde yaşanmakta olan büyük ekonomik krizin Türkiye’yi de büyük ölçüde etkilemekte olduğu ve krizin gittikçe derinleşebileceği görülmektedir.

Bütün bu olumsuz şartlardan kurtularak, cennet vatan Türkiye’mizi; “Karanlıktan aydınlığa, umutsuzluktan, umutla dolu güzel bir geleceğe taşımak ve karnı tok, başı dik, gururla yol alan insanların müreffeh ülkesi” haline getirmek, tarih boyunca olduğu gibi, bugün de senin elindedir. Çıkılamaz gibi görünen bu girdaptan kurtuluşumuzun reçetesi şudur:

  • Milli menfaatlerimizin çerçevesinde, hiçbir siyasi kaygı taşımadan kenetlenmek.
  • Ülkemizi kardeş kavgasına sürüklemek isteyenlerin oyunlarını çok iyi kavrayıp, heveslerini kursaklarında bırakmak.
  • "Geçmişi ve Türklüğüyle övünen, asrın gerektirdiği ilim ve irfanla donanmış, şer odaklarının emelleri ve oyunlarının farkında olan, bilgili, görgülü, duyarlı ve Türkiye’yi her alanda lider olarak geleceğe taşımaya kararlı ve muktedir" bir gençlik yetiştirmektir.

Bu duygular içerisinde; 

Tarih boyunca vermekte olduğumuz “var olma” mücadelesinde, canlarını feda ederek, kutsal vatan topraklarıyla bütünleşen aziz şehitlerimizi, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, kahraman gazilerimizi minnetle ve şükranla yâd ediyoruz.

 Sonsuza dek yaşatmaya azimli olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm bayramlarının; huzurlu, güvenli ve müreffeh bir ortamda kutlanmasını diliyoruz.

 

    Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması ve Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası, M. K. Atatürk'ün önderliğinde Türkiye Devleti'nin bir cumhuriyet olduğu 29 Ekim 1923'te ilan edilmiştir.

   Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir. Son padişahı Vahdettin'dir.

   Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için Osmanlı Devleti'nin bir gemisi ile, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gönderildi. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenledi. "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcileri (milletvekilleri), 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı "Meclis Başkanı" olarak seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Halk ve düzenli ordular düşmana karşı savaş verdiler, omuz omuza mücadele ettiler.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan "Cumhuriyet" önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti.

   Böylece, Türkiye devletinin yönetimi biçimi "Cumhuriyet" olarak, adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, ilk "Cumhurbaşkanı" oldu. Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

   Cumhuriyette Atatürk'ün de söylediği üzere, "Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur." Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

Ulusal bir bayram olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, günümüzde de her yıl resmî törenlerle kutlanır. Stadyumlarda kutlama törenleri düzenlenir. 29 Ekim günü tüm okullar, meydanlar süslenir, çeşitli etkinlikler yapılır. Okullarda şiirler okunur, marşlar söylenir. Cumhuriyetle ilgili oyunlar, sergiler, paneller halka açık olarak düzenlenir. Çoğu yurttaş, kutlama amacıyla evlerine kırmızı-beyaz Türk Bayrağı'nı asar.

  Cumhuriyet, yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyeti korumak, kollamak, yaşatmak her Türk vatandaşının ödevidir.

 



 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !