Perşembe, Haziran 3, 2008 - AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI 2008 ( TÜRKİYE )

Türkiye turnuvaya damgasını vurdu.Turnuvada , herkese yeni bir ufuk çizdi.Futbolun oto- riterleri futbol stratejileri üzerinde yeni bir düzenleme yapmak zorunda kaldılar. Bu düzenle- menin baş mimarı TÜRK MİLLİ TAKIMI. Türk milli takımımızı sadece biz değil tüm dünya alkışladı.FIFA bu turnuvada yapılan TÜRKİYE-Çek Cumh. maçını , turnuva tarihinin en heycan verici maçı seçti.Avrupa Futbol şampiyonası'nında en mücadeleci ve heyecan verici takımınıda Türk milli takımı olarak belirledi.


Türk milli takımımız hazırlık döneminde çok yoğun ve yüksek kapasiteli antrenmanlar yapmıştır.Özellikle dayanıklılık anrenmanları üzerinde özenle durulmuş.Turnuvada yaptığı maçlarda , rakip takımdan toplamda daha fazla mesafe koşmuşlardır , ikili mücadelelerde çoğunlukla üstünlük sağlamışladır, zor hava ve zemin şartlarında bile maç süresince fazla zorlanmadan mücadele etmişlerdir , maçın son dakikalarında bile sanki maça yeni başlamış gibi mücadele etmişlerdir ( son dakika gollerin altında yatan gerçek budur ) .Dedik ya " son dakika gollerinin altında yatan gerçek " budur işte.

Yıllarını spora vermiş çoğu yazar , tv programcısı vs. bunun mucize ve tesadüf olduğunu savunmuştur.Bu son derece yanlış bir tespittir. Çünkü mucize ve tesadüfleri yaratmak için de o mucizeleri ve tesadüfleri yakalayıncaya kadar çalışmak gerekir.Türk milli takımımız çok ama çok çalışarak , inanarak , mücadele gücünü yitirmeden , her geçen dakika daha da yük- selterek mucizeleri ve hayalleri gerçekleştirmiştir.Eğer bu takımda dayanıklılık , teknik , tak- tik , psikolojik güç bu kadar yüksek olmasaydı bu mucizeler ve tesadüfler asla gerçekleşmezdi. Diyelim ki gerçekleşti , işte bunun adı tam anlamıyla "tesadüf" olurdu.

Bir şeyler hakkında yazıp çizerken lütfen biraz da bilimin ışığı altında yazıp çizelim.Yok- sa hem kendinizi küçük düşürürsünüz hem de eleştiri yaptığınız kişi ve kişileri yıpratırsınız. Özellikle gazetelerde yazan ve televizyon programlarında konuşan kişilerin çoğu sporun sa- dece magazin tarafını öne çıkarmaktadırlar ve hep bu yönde konuşmaktadırlar.Tabiki de sporun magazin tarafı da yazılsın , çizilsin ve konuşulsun ama biraz da sporun bilimsel yönleri- ne de değinilsin.
 Türk milli takımımızı dönüşte çok çoşkulu ve hak ettikleri gibi karşıladık.Onlarla ne ka- dar gurur duysak azdır.Bunu sonuna kadar hak ediyolar.Hepsinin emeklerine sağlık bize bu büyük coşkuyu ve sevinci yaşattıkları için.


|