ÖNCE VATAN

Vatanı ve bayrağı için gül bahçasine düşer gibi toprağa "VATAN SAĞOLSUN" deyipte düşen kahraman mehmetçiklerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.Hepsine Allah'tan rahmet, Büyük Türk Milleti'ne başsağlığı diliyoruz.

HERŞEY VATAN İÇİN

TÜRK SPOR SAYFASI ( SPORUN VE SPORCUNUN DOĞRU ADRESİ )ERCİYES BESYO , GOP BESYO , GAZİ BESYO ,SPOR SAYFASI ,Atatürk'ün sporla ilgili sözleri,sporda başarılı TÜRK kadınlar, ENGELLİLER VE SPOR, GOALBALL, TORBALL SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...! - Blogcu





HERŞEY VATAN İÇİN HERŞEY VATAN İÇİN TÜRK SPOR SAYFASI HERŞEY VATAN İÇİN HERŞEY VATAN İÇİN

SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ...!

GOOGLE SİTE
--OSMAN TARAF: SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR...!

Çarşamba, Mayıs 20, 2009 - ARI SÜTÜ



ARI SÜTÜ NEDİR? 

Arı sütü, 6-12 günlük isçi arıların kafalarındaki çene altı (Mandıbular) ve hipofarenks (Hypophryngeal) bezlerinden salgılanan, besin değeri ve biyolojik aktivitesi çok yüksek değerli bir üründür. Beyaz-krem renkte, pelte kıvamda, kendine özgü kokusu ve ekşi-acı bir tadı bulunmaktadır. Arı sütü kovan içerisindeki genç larvaların ve ana arının beslenmesi için kullanılır.
Isçi arılarla ana arı arasında genetik olarak bir fark yoktur. Larvaların beslenmesine bağlı olarak bunlar ya işçi arı veya ana arı olurlar. Tüm larvalar ilk 3 gün arı sütü ile beslenirler. Üçüncü günden sonra eğer larvalar bal ve polen ile beslenirse işçi arı, arı sütü ile beslenirse ana arı olurlar. Kovanda sadece ana arılar, tüm hayatı döneminde arı sütü ile beslenir. Larva döneminde arı sütü ile beslenen ana arılar gelismesini daha erken tamamlayarak 16 günde ergin hale gelirler. 3. günden sonra bal ve polenle beslenen isçi arılar ise gelişmesini 21 günde tamamlarlar. Ana arılar isçi arılara oranla çok daha iri ve dayanıklıdır. Ana arılar, tüm larva ve ergin dönemlerinde arı sütüyle beslendiğinden yumurtalıkları ve spermatekalrı (Erkekten gelen spermayı depo eden kese) çok iyi gelişmekte, günde 1500-3000 yumurta yumurtlayabilir ve bir günde yumurtladığı yumurtaların ağırlığı kendi ağırlığına eşittir. Hayatı boyunca arı sütü ile beslenen ana arılar 3-4 yıl yaşayabilirler fakat bal ve polenle beslenen isçı arılar sadece 5-6 hafta yaşayabilirler. ana arı ile diğer isçi arılar arasındaki farklılıklar bu özel dietden (arı sütü) kaynaklanmaktadır.

Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Laboratuvarlarda yapılan analizler sonucunda bu gizemli besinin içinde su, proteinler, şekerler, serbest esansiyel amino asitler ve yağ asitlerinin ve mineraller bulunmaktadır.İçinde yoğunca B vitamini olduğu, içeriğinde A, D ve K vitaminleri bulunmamaktadır.Ayrıca, mineraller,iz elementler ve antioksidan maddelerin olduğu belirlenmiştir.

Arı Sütünün Yapısı

Günümüzde teknolojinin çok ileri bir düzeye ulaşmasına rağmen arı sütü içerisinde % 3.5 oranında bilinmeyen maddeler bulunmaktadır. Bu bilinmeyen maddeler metabolizmayı düzenlemekte, vücudun direncini ve bağışıklık sistemini güçlendirmekte, hücre yenilenmesini sağlamakta ve bünyeyi güçlendirmektedir.

Arı Sütünün Yaş Ağırlığında Vitamin İçeriği (ug/g)
ImageArı sütün, kuru ağırlığının önemli kısmını proteinler ve şekerler oluşturmaktadır. Yapısında altı çesit büyük protein ve dört adet glikoprotein bulunmaktadır. Arı sütünde bulunan şekerlerin yapı olarak bala benzer özellik göstermekte olup toplam şekerin %90'nını fruktoz ve glikoz oluşturmaktadır. Arı sütünde bulunan lipidler, lipid türevleri serbest yağ asitlerinin %80-90'ını oluşturur. Bunlar hayvan ve bitkilerde yaygın bulunan 14-20 C (Karbon) atomlu yağ asitlerin aksine 8-10 C (karbon) atomlu kısa zincire sahip olan yağ asitlerinden oluşmaktadır (Hidroksi-yağ asitleri ya da dikarboksilik-yağ asitleri).

İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Arı sütünün insanlar üzerinde etkileri Doğu Avrupa’da yapılan çalışmalarla gündeme gelmiştir.Arı sütü başlangıçta, insanları gençleştirici etkisiyle kamuoyuna tanıtılmış olup bu konu Avrupa’nın en yaygın ve popüler yayın organlarıyla desteklenmiştir. Ancak bu konuda yapılan birçok test yönteminde eksiklikler ve kullanılan parametreleri değerlendirmedeki zorluklar bilimsel yönden açıklanamayan belirsizlikler gümümüze kadar yansımıştır.Vitamin içeriğinin yüksek oldğu konusundaki bulguların benzer vitamin miktarını içeren bir bardak süt ya da diğer besinlerle karşılaştırılması, bu konudaki yanlışlığı ortaya koyabilmektedir. Arı sütün asidik bir yapıda olup pH değeri 3,6-4,2'dir, bu nedenle bağırsak florasında yarattığı antimikrobiyal etkileri daha çok pH ile ilgilidir.




Arı Sütünün Faydaları

Arı sütü genel olarak vücutta hücre yenilenmesi, üretimi (hücre) ve metabolizması üzerinde etkili olduğundan organizmanın bütün dokularında canlılık ve bunun sonucunda sağlık, enerji, bağışıklık ve dinçlik meydana getirir. Bu yönüyle akla gelebilecek bütün sağlık problemlerinde önemli düzeyde motivasyon sağlar.

Arı sütü kalp rahatsızlıklarından kansere kadar bir çok hastalıkta vücudu güçlendirmek, bağışıklık sistemini uyarmak amacıyla kullanılmaktadır. Özellikle yoğun antibiyotik kullanan radyoterapi ve kemoterapi olan hastalarda muhtemel karaciğer ve böbrek zararlarını önlemekte, fonksiyonlarını korumaktadır.Arı sütü bir doğa harikası olarak; aşağıdaki durumları önlemede veya iyileştirmede yardımcı olmaktadır :

· Bronşiyal Astım

· Akciğer Hastalıkları

· Uykusuzluk

· Mide Ülseri

· Böbrek Hastalıkları

· Kırıkların daha hızlı iyileştirilmesi

· Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi

Image· Saç, cilt ve tırnakların beslenmesi ve güçlendirilmesi

· Sindirim sistemini sağlıklı tutmak

· Üreme ve boşaltım sistemini korumak

· Ruhsal ve zihinsel (mental) dayanıklılığı artırmak

· Düşük Tansiyon

· Metabolizmayı canlandırmak, enerji vermek

· Yorgunluk

· Soğuk algınlığı ve grip

· Strese ve dış etkenlere karşı dayanıklılık

· Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde,

· Yaşlılıktan oluşan damar sertliği ve bitkinlik hallerinde,

· Çocukların dengeli beslenmesinde,

· Çocukların diş ve kemiklerinin gelişmesinde,

· Hücre yenileyici özelliği ile cilt bakımında,

· Kadınların periyodik dönemlerinde bozulan kan dengesinin düzenlenmesinde,

· Saç dökülmelerinin önlenmesi ve saçlara canlılık kazandırılmasında,

· Cinsel faaliyetlerin desteklenmesinde,

Arı sütünün insan ve hayvanlar üzerinde etkilerini belirlemek amacıyla bir çok çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalardan bazıları şunlardır;

 

ImageJaponya’da 54 farklı hastalık üzerinde yapılan uygulamalarda ortalama % 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirmektedirler. Aynı araştırıcılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellediğini de belirtmektedirler.
Arı Sütünün Tüketilmesi ve FaydalarıPDFYazdırE-posta

Arı Sütünün Tüketilmesi ve Faydaları

Arı sütü bal ile tüketilebileceği gibi saf olarak sabahları aç karnına, kahvaltıdan en az yarım saat önce ve dil altından eğilimi yoluyla tüketilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğu ortaya konulmuştur. Normal şartlara ortalama doz yetişkinler için 0,5g , hastalık ve rahatsızlık hallerinde 1 g olarak önerilmektedir. Çocuklarda ise yaşa ve doktor tavsiyesine göre yetişkinler için belirtilen dozun yarısı ile ¼ ‘i önerilir. Piyasada bal-polen-arı sütü karışımları bulunmaktadır. Bu tür karışımların, 1Kg bal, 30-50 g arı sütü ile 100-150 g polen şeklinde olması tavsiye edilir.

Arı Sütünün Etkileri

Arı Sütü Ağız Yoluyla Alındığında;

Stimulant - Fiziksel performansı artırıcı, hafızayı güçlendirici, zeka açıcı, kendine güveni artırıcı etkileri
Genel olarak sağlıkta ve metabolizmada düzelme
İştah artırıcı
Doku ve cildi yenileyici, güzelleştirici
Seks gücünde artış, yumurta ve sperma üretiminde artış
Viral hastalıklara karşı direnç
Tansiyonu düzenleme
Kansızlığı (anemi) giderme
Damar tıkanıklarına karşı olumlu etki
Kolestrolü düzenleme

Arı Sütünün Topikal Olarak Kullanımı;

Deriyi gerdirme, yenileme ve canlılık
Epitel hücrelerini geliştirme ve uyarma
Kırışıklığı giderme
Derinin yağ sekresyonunu düzenleme
Antibiyotik aktivite
Escherichia coli, Salmonella, Proteus, Bacillus subtilis ve Staphylococcus aureus (Lavie, 1968; Yatsunami and Echigo, 1985).
Micrococcus pyrogens karşı penisilinin etkisinin % 25 ini göstermiştir. (Blum et al., 1959).
Antiviral aktivite (Derivici and Petrescu, 1965)

Çin’de yapılan başka bir denemede, deney hayvanlarına tümör oluşumuna neden olan antijen verilmiş ve iki gruba ayrılmıştır. Grubun birine arı sütü verilmiş diğerine verilmemiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldüğü halde arı sütü alan gruptaki hayvanlarda ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlayıcı niteliktedir.

Yine Arjantin’de yapılan bir başka araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren diyet uygulanmış ve iki gruba ayrılarak grubun birine arısütü verilmiştir. Deney sonucunda kontrol grubunun kanındaki kolesterol düzeyi ortalama % 1,37 olarak belirlenirken arı sütü verilen grupta bu değer ortalama % 0,68 bulunmuştur. Ayrıca aynı denemede kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arısütü alan bu grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Çeşitli literatürlerde ortak olarak, arısütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda, nefes darlığında, karaciğer yağlanmasında, eklem hastalıklarında, zayıflık ve halsizliklerde, sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde, mide bağırsak hastalıklarında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sinirsel ve ruhsal bozukluklarda, yaşlılık durumunda, üreme ve cinsel problemlerin giderilmesinde başarıyla kullanıldığı belirtilmektedir.

ImageArı sütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda başarı ile kullanılabileceğini destekleyen bir çalışma da Bulgaristan’da yapılmıştır. 125 iltihabi hastalık üzerinde yapılan araştırmada arı sütünün organizmada immino-biyolojik aktiviteyi arttırarak hastalığın önlenebileceği sonucuna varılmıştır.

Arı sütünün karaciğer yağlanmasını önleyebileceği destekleyen unsur yapısında bol miktarda asetil kolinin bulunmasıdır. Çünkü asetil kolin ile yağlanma arasında negatif korelasyon vardır.

Arı sütünün 50-100 mg dozu bile total kolesterol düzeyinde % 14 lipit düzeyinde ise % 10 azalma sağlanmıştır. Ayrıca arı sütünün yüksek dozlarda kullanımı antiviral etki oluşumuna neden olduğundan gribe karşıda oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır.

Başka bir araştırıcı da arı sütünün görme bozukluklarında ve görme yeteneğini artırmada önemli derecede etkili olduğunu deneylerle belirlemiştir.

İnvitro (laboratuar) çalışmalar, arı sütünün yapısında bulunan 10 HDA ‘nın antibiyotik etkiye sahip olduğunu desteklemektedir. Bu antibiyotik etki E.coli, Salmonella, Proteus, Basillus suptillis ve Saureus mikroorganizmalarına karşı kanıtlanmıştır. Bu konuda yapılan bir çalışmada arı sütünün 0,5 mg ve 1 mg miktarları bakteri gelişimini inhibe ettiği görülmüştür. Ayrıca bazı antibiyotiklere kıyasla bakteriler üzerinde daha etkili olduğu gözlenmiştir (Mercan, 2000).

Arı sütü kozmetik sanayiinde de doku ve cildi yenileyici, deriyi gerdirici, derinin yağ sekrasyonunu düzenleyici etkisi göz önünde bulundurularak kullanım alanı bulmaktadır. Yanıklarda kullanılan dermatolojik krem ve merhemlere genellikle %0.05 ile 1 oranında arı sütü katılmaktadır.

Arı sütünün apiterapik etkisini inceleyen çok sayıda çalışma hayvanlar üzerinde de yapılmıştır.

Image- Tavşanların normal besinine arı sütünün 100-200 mg/kg (vücut ağırlığı) eklenmesi embriyo gelişimi ve fertilitenin artmasını sağlamıştır. Japon bıldırcınlarının besinlerine 0,2 gr. dondurulup kurutulmuş arı sütünün eklenmesi cinsel olgunluğa daha kısa sürede erişmelerine ve daha fazla yumurtlamalarını sağlamıştır.

- Tavuk besinlerinin her bir kilogramına 5 mg arı sütü ilavesinin yumurta verimini ve kuluçka çıkış ağırlığını artırdığı belirlenmiştir.

- Buzağıları rasyonunda (7 günlük) 0,02 gram/gün miktarında arı sütü kullanılması kontrol grubuna oranla 6 ay içerisinde % 10- 13 ağırlık kazancı sağladığı daha düşük ölüm oranı ve enfeksiyonlara karşı daha yüksek direnç oluştuğu görülmüştür.

Arı sütü hakkında…

- Arı sütünün doku ve cildi yenileyici, deriyi gerdirici, derinin yağ sekrasyonunu düzenleyici etkisi bulunduğu için saç derisini güçlendiriyor.

- Arısütünün içeriğindeki mineral ve vitaminlerin yanı sıra, bulunabilecek en zengin ve doğal aminoasit kaynağı olduğu belirtiliyor. Hücrelerin yenilenmesini hızlandırması özelliği ile kansızlıktan bağışıklık güçlendirmeye kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak bazı ülkelerde “gençlik iksiri” deniyor.

- Japonya, Doğu Asya ülkeleri, Amerika, Kanada gibi ülkelerde apiterapi merkezleri hizmet veriyor.

- Çeşitli literatürlerde ortak olarak, arısütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda, nefes darlığında, karaciğer yağlanmasında, eklem hastalıklarında, zayıflık ve halsizlikte, sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde, mide bağırsak hastalıklarında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sinirsel ve ruhsal bozukluklarda, yaşlılık durumunda, üreme ve cinsel problemlerin giderilmesinde başarıyla kullanıldığı belirtiliyor.

- Japonya’da 54 farklı hastalık üzerinde yapılan uygulamalarda ortalama % 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirmektedirler. Aynı araştırıcılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellediğini de belirtmektedirler.



Arı sütü Vitamin deposuPDFYazdırE-posta

Arı sütü, saç dökülmesi, zeka geriliği, cinsel soğukluk gibi pek çok sağlık sorununda sağladığı faydalarla en etkili doğal besinlerden biri…

Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Mustafa Gökçe, arı sütü ve polenin çeşitli vitaminler, aminoasitler, mineral maddeler, protein ve içerdiği elementler açısından doğal besinler arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. 

5 ile 15 günlük işçi arıların alt çene ve boğaz bezlerinin salgılarından oluşan arı sütünün insan sağlığına sayısız faydaları olduğunu belirten Gökçe, şunları kaydetti: 
“Arı sütü, saç dökülmesi, zeka geriliği, cinsel soğukluk ve kanser gibi pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan zengin bir besin maddesidir.  Verdiği enerji ile insana canlılık ve hareket kazandıran arı sütü ayrıca beden ve zihin yorgunlukları gideriyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve vücutta kan yapıyor. Arı sütü, kalp ve damar hastalıklarının yanısıra, erken bunama ve akıl hastalıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır.” 


Arı Sütünün TüketimiPDFYazdırE-posta

Arı sütü, balla birlikte tüketilebileceği gibi saf olarak sabahları aç karnına, kahvaltıdan en az yarım saat önce ve dil altından emilmesi yoluyla tüketilmesinin daha doğru ve daha faydalı olduğu bildirilmektedir. Yetişkinler için alınacak günlük ortalama doz genel sağlık ve vücut direncinin korunması için 500 mg, hastalık ve rahatsızlık hallerinde 1 g olarak önerilmektedir. Çocuklarda ise yaşa ve doktor tavsiyesine göre, yetişkin dozun yarısı ile dörtte biri arasındaki doz kullanılabilir.

Arı Sütünün Faydaları
Her ne kadar yeterli sayıda klinik test ve deneylerle kesin olarak ispatlanmamış olsa da tecrübe, yorum ve bazı gözlemler ışığında arı sütünün faydaları ve kullanılma alanları aşağıdaki gibi sıralanabilir.
* Organizmaya canlılık kazandırılmasında,
* Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde,
* Yaşlılıktan oluşan damar sertliği ve bitkinlik hallerinde,
* Çocukların dengeli beslenmesinde,
* Çocukların diş ve kemiklerinin gelişmesinde,
* Hücre yenileyici özelliği ile cilt bakımında,
* Kadınların periyodik dönemlerinde bozulan kan dengesinin düzenlenmesinde,
* Saç dökülmelerinin önlenmesi ve saçlara canlılık kazandırılmasında,
* Cinsel faaliyetlerin desteklenmesinde,
* Genel vücut direncinin artırılmasında,
* Kan dolaşımının hızlandırılmasında.
Ayrıca arı sütü; kansızlık, sarılık, yüksek ve düşük tansiyonun düzenlenmesi, erken bunama ve kolesterolün düşürülmesi gibi hallerde de fayda sağlamaktadır.


Bileşiminin çeşitli besin öğelerinden zengin olması nedeniyle büyümeyi hızlandırıcı, yaşlılığı geciktirici, sporcularda fiziksel gücü  arttırıcı olduğu ileri sürülmektedir.

Sportif performansa etkisi konusunda bilimsel hiçbir kanıt bulunmamaktadır.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Mayıs 18, 2009 - 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlama Mes



Bugün büyük Atatürk'ün doğumunun 128. ve Türk milletinin tarihinde dönüm noktası olarak Samsun'da atılan ilk adımın 90. yıl dönümünü milletçe kutluyoruz.

19 Mayıs 1919, dönemin sömürgeci güçlerince dayatılan bir geleceği reddederek "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararının kurtaracağına" inanan Atatürk'ün Cumhuriyetle sonuçlanacak bağımsızlık mücadelesine başladığı gündür.

Millet olarak 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı yurdumuzun her köşesinde büyük bir coşku ve sevinçle kutluyoruz.

Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihidir.

19 Mayıs 1919'da başlayan süreç, umutsuzluk ve yılgınlık içindeki millet varlığına olan yüksek inancın ifadesi olması bakımından ilham almamız gereken bir mücadele yöntemi olarak önümüzü aydınlatmaktadır.

En az dün kadar bugün de lazım olan aynı ruh ve şuurun gençliğe kazandırılması milli geleceğimiz açısından hayati derecede önemlidir.

Gençlik, yeni fikirler, aydınlık düşünceler, taze güç ve dinamik bir kuvvetin karşılığı olarak, yaşlanması mukadder olan bir toplum yapısına giren zindeliği, heyecanı, enerjiyi ve umudu ifade etmektedir.




Büyük Önder'in Samsun'da yaktığı bağımsızlık ateşi, çaresizlik içerisindeki Milletimizin umutlarını yeniden canlandırarak aydınlığa ulaşmasının ilk adımı olmuştur.

Milletimizin kendi küllerinden yeniden doğuşunun sembolü olan bu tarihten sonra bağımsızlık mücadelesi vatan topraklarının her köşesine dalga dalga yayılmıştır.






Kurtuluş Savaşı bu destanın adı, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Gazi Meclisimiz de bu destanı yaşatan milletin kalbidir.

Vatanımızın birliği ve bütünlüğü uğruna kurtuluş mücadelesinin başladığı bu çok anlamlı günün yıldönümünde, büyük Türk milletinin ve geleceğimizin teminatı gençlerimizin bayramını kutluyoruz.

Bu eserin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve kurucu kahramanları ve aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz.









Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Nisan 23, 2009 - 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


            23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN KURULUŞU 

İstanbul'un işgalinden üç gün sonra, Atatürk ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımladı. Bildiride,"olağanüstü
yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara'da toplanacağı, Meclis'e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçilerin engeç onbeş gün içinde yapılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu. 

Ayrıca, dağılan Meclis-i Mebusan'ın üyeleri de Ankara'daki Meclis'e katılabileceklerdi. 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temelleri Ankara'daki bu ilk tarihi binada atıldı. Birinci Meclis Binası, Ulusal
Kurtuluş Savaşı'nın yönetim yeri olarak pek çok tartışma ve millî kararlara sahne oldu: Bu yapı bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak, ilk yılların anılarını sergiliyor. 

İllerde seçilen temsilciler ve Meclis-i Mebusan'ın bir kısım üyeleri Ankara'ya geldiler. 

Ankara'nın o günkü şartları içinde Meclis'in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla sağlanan eşyalarla donatıldı. 

Hazırlıklar tamamlanınca, Atatürk 21 Nisan'da yayınladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu. 

23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes Meclis Binası çevresinde toplandı.
Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii'nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası girişinde gözleri yaşartan muhteşem bir tören yapıldı. Saat 13.45'de, Ankara'ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandı. 
İnsanlar, 
Istanbul'un geçici kaydiyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlıyarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir.

Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah'ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum. 
Bu açış konuşmasında, millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı da "Büyük Millet Meclisi" olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsedi. Daha sonra Atatürk'ün tüm konuşmalarında yer aldığı şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazılı olarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi" (TBMM) adı kalıcılık kazandı. 

TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa'yı (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal Paşa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü. 

TBMM, açılışından iki gün sonra, sadece yasama değil, yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapısını düzenleme çalışmalarına başladı. Bu düzenlemeler, TBMM'nin tam bir güçler birliği ilkesini benimsediğini göstermişti. 

2 Mayıs 1920'de Bakanlar Kurulunun seçilmesi hakkındaki yasa çıkarıldı. 11 Bakandan oluşan "Meclis Hükümeti", 5 Mayıs'da TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında ilk toplantısını yaptı. 

TBMM'nin açılışı ile birlikte, millî egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti doğmuş oluyordu. Birinci TBMM'nin iki temel hedefi, kesin zaferi kazanmak ve yeni devletin otoritesini güçlendirmek, kalıcılığını gerçekleştirmekti. Öncelikle, ülke topraklarının yabancı işgalinden kurtarılması gerekiyordu.



Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve aşağıdaki konuşmayı yaparak Meclis'in ilk toplantısını açtı.

Burada Bulunan Saygıdeğer

PARLAMENTO BİNALARI



TARİHÇE

Bugünkü TBMM binası, 23 Nisan 1920'de millî egemenlik ilkesine dayalı olarak kurulan Türk parlamentosunun üçüncü binasıdır.

Millî parlamentonun ilk toplantısını yaptığı Ankara'nın Ulus semtinde yeralan binanın yapımına 1915 yılında mimar Hasip Bey tarafından başlanmıştır. Atatürk'ün 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelişinden sonra, yapının Meclis binası olarak kullanılmasma karar verilmiştir. Binanın Meclis toplantısına uygun bir duruma getirilmesi için gerekli onarım ve düzenleme görevi birinci dönem Bursa Milletvekili Necati Bey'e verilmiştir.

BİRİNCİ MECLİS BİNASI

İlk Parlamento binası, 22X43 metre boyutlarında, bodrum üzerine tek katlı, bir büyükçe toplantı salonu ile küçüklü büyüklü 9 odalı taş yapıdır. Dış cepheler, kemerler, geniş saçaklar ve iki balkonla zenginlik ve derinlik kazandırılmıştır.

Devletin kuruluşu ve Kurtuluş Savaşı'nın tüm askerî ve siyasî kararların alındığı, Cumhuriyetin ilan edildiği bu çok elverişsiz, küçük bina, 18 Ekim 1924 tarihine, kadar kullanılmıştır.

Bu tarihi bina bugün "Kurtuluş Savaşı Müzesi" olarak ziyaretlere açıktır.

 

İKİNCİ MECLİS BİNASI

TBMM'nin ikinci binasının yapımına, 1923 yılında mimar Vedat Bey (1873-1942) tarafından başlanmış ve kısa zamanda tamamlanarak 18 Ekim 1924'de kullanıma açılmıştır. İkinci bina da aynı semtte ve ilk parlamento binasına yaklaşık 100 metre uzaklıktadır.

Bodrum kat üzerine iki katlı olan yapının iç bölümleri, ortadaki Genel Kurulu toplantı salonunun üç kenarına dizilmişlerdir. Üst kattaki tavanlar Osmanlı bezeme motifleriyle süslenmiştir.

Büyük toplantı salonunda, dinleyici locaları yer almakta ve yıldız motifleri ile süslü ahşap panolar bulunmaktadır.

Dış cephelerde ise, taçkapı, kemerler, saçaklar ve yer yer çini süslemeler bulunmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllardan itibaren, Türk siyasî tarihinin önemli gelişmelerinin yaşandığı ikinci TBMM Binası, 36 yıl kullanılmıştır. Bu bina da bugün, "Cumhuriyet Müzesi" olarak varlığını sürdürmektedir.

 Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Birinci Meclisimizin kahraman ve yiğit üyelerini ve milli mücadelede emeği geçmiş olan herkesi en derin saygı ve rahmetle anıyoruz.Ruhları şad mekanları cennet olsun. 

Geleceğimiz, yarınlarımızın güvencesi çocuklarımızın ve Büyük Türk Milleti'nin bayramlarını en içten duygularla kutluyor, sevgilerimizi sunuyoruz."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

TV VE RADYO



ÖZEL BÖLÜM...!2. BÖLÜM...!



HERŞEY VATAN İÇİN

HERŞEY VATAN İÇİN
HERŞEY VATAN İÇİN


HERŞEY VATAN İÇİN
HERŞEY VATAN İÇİN

ÇIRPINIRDIN KARADENİZ




ip-numaram.com IP Adresiniz


HERŞEY VATAN İÇİN


HERŞEY VATAN İÇİN

HAKKIMIZDA

Bu sitede spor ve sağlık adına A'dan Z'ye herşeyi bulacaksınız.............. (OSMAN TARAF) HERŞEY VATAN İÇİN

SON YAZILARIM


ARI SÜTÜ
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlama Mes
23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
GÖRME ENGELLİLER SPORLARI " TORBALL "
GÖRME ENGELLİLER SPOR FEDERASYONU FUTSAL BRANŞI B1 DÜZEYİ MÜSABA
GÖRME ENGELLİLER SPOR FEDERASYONU FUTSAL BRANŞI B1 DÜZEYİ MÜSABA
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
TSK MEHMETÇİK VAKFI
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
2008 PEKİN Antrenman Alanları Listesi
PEKİN OLİMPİYAT OYUNLARI SEMBOLLERİ
2008 Olimpiyat Oyunları Resmi Maskotları
AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI 2008 ( TÜRKİYE )
2008 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI
KAYAK SPORU
KAYAK / SNOWBOARD
KAYAK / KUZEY DİSİPLİNİ
KAYAK / ALP DİSİPLİNİ
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA VE GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
BOKS HAKKINDA GENEL BİLGİLER , BOKS TARİHİ , TÜRKİYE'DE BOKS
TEAKWONDODA BAŞARILI SPORCULARIMIZ VE TEAKWONDO HAKKINDA GENEL B
TEAKWONDONUN ANA KURALLARI , YEMİNİ , KARAKTER YAPISI VE FELSEFİ
TEAKWONDONUN TARİHÇESİ VE GELİŞİMİ

BAĞLANTILAR


••• :::: A.D.N. TAKIMI::::

SPOR HABERLERİ


M.E.B. HABERLERİ

SPORLA İLGİLİ ÖNEMLİ LİNKLER

GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRK OLİMPİYAT TAKIMI

ÇOK YAKINDA...!

ÇOK YAKINDA...!

SPORDA ŞİDDETE HAYIR...!

2011 GENÇLİK OLİMPİYATLARI TANITIM FİLMİ

ŞEHİT ÖĞRETMENLER ANISINA

••• TÜRKİYE'NİN SPOR HARİTASI
••• FEDERASYONLAR







Google Gruplar
ERCİYES BESYO grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

ÖNEMLİ LİNKLER

TÜRK SPOR EKİBİ DİYOR Kİ ; ÖNCE VATAN


Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us




T
Ü
R
K

S
P
O
R

S
A
Y
F
A
S
I

MÜZİK